Antik Mısır’da ölülerini onurlandırmak amacıyla keten bezlere sarılan mumyaların üzerine konulan renkli boncuklu kefenlerin gizemi, Chicago Sanat Enstitüsü’nde bulunan nadir bir örneğin detaylı analizi ile ortaya çıkarıldı. Mısırlı uzman Emily Teeter tarafından incelenen bu kefen, yaklaşık 2,500 yıl öncesine dayanıyor ve 45,7 santimetre uzunluğunda, 40 santimetre genişliğinde. İnsan başı ve göğüs bölgesini kaplayacak şekilde tasarlanmış bu eser, koyu mavi, siyah, kırmızı, sarı, açık mavi ve turkuaz boncuklarla işlenmiş.
Kefenin yüz kısmında yoğun bir şekilde kullanılan koyu mavi boncukların, gökyüzü tanrıçası Nut’a bir atıf olarak yorumlandığı ifade ediliyor. Boncuklarla oluşturulmuş bu alanın, yıldızlarla dolu gökyüzünü temsil ettiği düşünülüyor. Ayrıca, yüzün alt kısmında yer alan turkuaz boncuklarla işlenmiş sakal, ünlü Mısır firavunu Tutankhamun’un altın maskesindeki sakala benzer bir tasarımı taşıyor. Teeter, “Nut tanrıçasının kollarının ölü kişiyi çevrelemesi gibi, boncuk ağı da mumyayı sarmalıyordu,” diyerek bu bağlantıyı açıklıyor.
Kefenin yüzünde hemen altındaki kanatlı skarab figürü, yeniden doğuşun ve yaratıcılığın sembolü olan güneş tanrısı Khepri’yi hatırlatıyor. Normalde mumyalama sırasında gerçek tılsımların kullanıldığı bilinse de, bu kefende skarab figürü doğrudan boncuklarla işlenmiş. En alttaki geniş yaka motifi ise sarı lotus çiçekleri ve kırmızı çiçek sarkıtlarıyla süslenmiş.
Kefenin en önemli işlevlerinden biri, ölen kişinin bereket ve ölüler tanrısı Osiris ile bir dönüşüm gerçekleştirmesini sağlamaktı. Teeter, bu durumu “Kefen ve boncuk ağı bir arada Osiris’in sargılarını taklit ediyor, bu nedenle ölen kişinin tanrı ile özdeşleşmesini simgeliyor,” şeklinde tanımlıyor.
Chicago Sanat Enstitüsü, bu kefeni 19. yüzyılın sonlarında Luksor’daki Amerikan Presbiteryen Misyonu’nun direktörü Rahip Chauncey Murch’tan satın aldı. Murch, Luksor’daki görevinde Antik Mısır sanatına duyduğu ilgiyle tanınan bir koleksiyonerdi.
