TCMB Raporu: Döviz Açığı 8 Yıl Sonra 200 Milyar Doları Geçti
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan veriler, döviz piyasasındaki durumu gözler önüne serdi. Yüksek Türk Lirası faiz oranları ve döviz kurundaki artışların sınırlı kalması, reel sektörde finansman tercihlerini değiştirdi. Şirketler, döviz yerine Türk Lirası mevduatına yönelirken, kredilerde döviz kullanımı arttı ve bu durum, döviz pozisyon açığını büyüttü.
Şubat ayında, finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları 1 milyar 226 milyon dolar artarken, yükümlülükleri ise 4 milyar 468 milyon dolar yükseldi. Sonuç olarak, net döviz pozisyonu açığı 3 milyar 242 milyon dolar artarak 200 milyar 281 milyon dolara ulaştı. Böylelikle, reel sektörün döviz açığı, Haziran 2018’den sonra ilk kez 200 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkmış oldu.
Şubat ayı verilerine göre, döviz varlık tarafında yurtdışına doğrudan sermaye yatırımları 914 milyon dolar, türev varlıklar 800 milyon dolar ve menkul kıymetler 106 milyon dolar artış gösterdi. Öte yandan, yurtiçindeki bankalarda bulunan mevduatlar 329 milyon dolar ve ihracat alacakları 265 milyon dolar azaldı. Tüm bunların sonucunda toplam varlık artışı 1 milyar 226 milyon dolar olarak kaydedildi.
Yükümlülükler cephesinde ise yurtdışından sağlanan krediler 1 milyar 473 milyon dolar, yurtiçi krediler 1 milyar 220 milyon dolar, ithalat borçları 1 milyar 123 milyon dolar ve türev yükümlülükler 653 milyon dolar arttı. Toplam yükümlülük artışı 4 milyar 468 milyon dolar oldu.
Kısa vadeli krediler 10 milyon dolar azalırken, uzun vadeli krediler 1 milyar 230 milyon dolar arttı. Yurtdışı kredilerde kısa vadeli borçlanma 1 milyar 718 milyon dolar, uzun vadeli borçlanma ise 878 milyon dolar yükseldi. Kısa vadeli varlıklar 148 milyar 67 milyon dolar, kısa vadeli yükümlülükler ise 143 milyar 511 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası 4 milyar 556 milyon dolar olarak belirlendi, bu da bir önceki aya göre 2 milyar 83 milyon dolarlık bir azalma anlamına geliyor.
2008’deki küresel finans krizinin ardından, düşük faiz ve likidite koşulları reel sektörde döviz borçlanma eğilimini artırmıştı. Bu süreçte, TCMB’nin rezerv politikaları ve düşük faizli Türk Lirası kredi imkanları şirketlerin döviz açığındaki değişimi etkilemişti. 2008’den bu yana yaşanan kur krizleri ve düşük faiz politikaları sonucunda, döviz açığında 143,6 milyar dolarlık bir düşüş kaydedilmişti.
Son dönemde, reel sektörün döviz açığı Mart 2018’de 206,8 milyar dolara kadar yükselmişken, Ekim 2023’te 63,2 milyar dolara gerilemişti. Ancak, Ekim 2023 ile Şubat 2026 arasında bu açığın 123,2 milyar dolar arttığı gözlemlendi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek döneminde, son iki yılda döviz açığındaki artış 137 milyar dolara ulaştı.
2024 sonrasında ise döviz kredisine erişim sağlanan şirketlerin, bu kaynakları ithalat ve yatırım ödemelerinde kullanmaya başladıkları belirtiliyor.