Bilal Erdoğan: Birleşmiş Milletler’de Daha Adil Bir Temsil Gerekiyor

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen uluslararası sistemin etkinliğini yitirdiğini vurgulayarak, dünya genelinde kıtaların ve toplumların daha adil bir şekilde temsil edildiği yeni bir Birleşmiş Milletler (BM) yapısını savundu. Bu açıklamalar, Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenen “Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Buluşmaları” etkinliğinde yapıldı.

Etkinlikte, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus, Türkiye’nin Lyon Başkonsolosu Elif Çelebican, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, eski futbolcu Mesut Özil, UID Genel Başkanı Kenan Aslan, UID Lyon Bölge Başkanı Veli Doğansoy ve birçok davetli hazır bulundu.

Lyon Başkonsolosu Çelebican, Fransa’daki Türklerin belediyelerde görev almasının gurur verici olduğunu söyleyerek, Türk toplumunun 60 yılı aşan göç hikayesinin önemine değindi. Çelebican, Türkler’in dil, kültür ve dini değerlere sahip çıkmasının gerekliliğini vurguladı.

Bilal Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan kurallara dayalı uluslararası sistemin işleyişinin bozulduğunu belirterek, bu sistemin günümüzde birçok soruna çözüm bulamadığını ifade etti. Erdoğan, Ukrayna-Rusya çatışması, Gazze’deki insanlık dramı ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik tutumlarından örnekler vererek uluslararası sistemin işlevsizliğine dikkat çekti.

Erdoğan, Batı’nın Türkiye üzerindeki eleştirilerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk milletinin haklarını koruma çabaları ile bağlantılı olduğunu belirtti. “Batı, bizi bir komşu veya tarihsel bir dost olarak görmek yerine, inancımız ve kültürümüz nedeniyle bir ‘öteki’ olarak görmeyi tercih ediyor,” diyen Erdoğan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Avrupa’daki Müslüman düşmanlığına da dikkat çeken Erdoğan, “Buradaki 25 milyon Müslüman, 5 milyon Türk, sadece kendi kültürlerini ve inançlarını yaşayarak huzur içinde var olmak istiyor,” ifadelerini kullandı. Erdoğan, Avrupa’daki Türklerin yaşadıkları ülkelerin ekonomilerine ve sosyal yaşamlarına katkı sağlamak istediklerini belirterek, insan hakları, adalet ve eşitlik ilkelerinin evrensel olarak uygulanması gerektiğini savundu.

Sonuç olarak, Bilal Erdoğan, yalnızca beş ülkenin kararlarıyla yönetilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yerine, daha adil bir temsili esas alan bir BM yapısının gerekliliğini dile getirerek, Türkiye’nin dünyadaki mücadelesinin adalet ve haklılık mücadelesi olduğunu ifade etti.

Author: Emre Şahin