İşçiler, yeni inşaat projeleri öncesinde gerçekleştirilen arkeolojik incelemeler sırasında beklenmedik bir keşfe imza attı. İlk etapta sıradan bir yerleşim alanı olarak görülen bölgede yapılan kazılar, dev ahşap direk izleri, hendekler ve yanmış yapı kalıntıları gibi önemli bulgulara ulaştı. Yapılan detaylı analizler, alanın milattan önce 3. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koydu.
Kazı çalışmalarını yürüten Bavyera Eyalet Anıt Koruma Ofisi’nden arkeologlar, keşfedilen yapının yalnızca basit bir konut değil, çok daha büyük bir işlevselliğe sahip olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, bu alanın geçmişte toplantılar, dini ritüeller ve bölgesel yönetim etkinlikleri için kullanılmış olabileceğini öne sürüyor.
Kazı ekibi, toprak altındaki geniş çaplı direk çukurlarını tespit etti. Bu izlerin, büyük ahşap sütunlarla desteklenen dev bir yapıya ait olduğu düşünülüyor. Bazı direklerin çapının yaklaşık bir metreyi bulduğu belirtiliyor. Ayrıca bölgede seramik parçaları, metal objeler ve günlük hayatta kullanılan çeşitli aletler de bulundu. Arkeologların değerlendirmelerine göre, bu bulgular, burada sadece küçük bir köy değil, aynı zamanda organize ve güçlü bir topluluğun yaşadığına işaret ediyor.
Araştırmacılar, keşfedilen yapının Orta Avrupa’daki Demir Çağı yerleşimleri hakkında mevcut bilgileri değiştirebileceğini ifade ediyor. Özellikle bu boyuttaki yapıların genellikle siyasi veya dini merkezlerle bağlantılı olduğu vurgulanıyor. Ekip, şu anda alanın çevresinde başka yer altı yapıları olup olmadığını araştırıyor. Kazı çalışmalarının önümüzdeki aylarda genişletilmesi planlanıyor.
