Mercedes-Benz Türk, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda yürüttüğü projelerle kadınların istihdamını artırarak “İşin Cinsiyeti Yok” felsefesini benimsemiş durumda. Kadınların toplumsal hayatta güçlenmesi için teknik alanlarda eğitim fırsatları sunan şirket, mesleki eğitim projeleri sayesinde üretim sahasında daha fazla kadın istihdam etmeyi amaçlıyor.
Türkiye’nin ağır ticari araç sektöründeki lider konumunu sürdüren Mercedes-Benz Türk, Aksaray Valiliği, Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) ile birlikte gerçekleştirdiği işbirlikleri ile bugüne kadar 50’den fazla kadının Aksaray Kamyon Fabrikası’nda meslek edinmesine katkıda bulundu.
Şirket, uzun yıllardır uyguladığı “Çeşitliliklerin Yönetimi” stratejisi çerçevesinde, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı konusundaki kararlılığını eğitim ve staj programlarıyla göstermeye devam ediyor. 2024 yılında başlatılan “Kaynak Benim İşim” projesi ile kadınlara 360 saatlik uygulamalı gaz altı kaynakçılığı eğitimi verildi ve eğitimi başarıyla tamamlayan 7 stajyer fabrikada istihdam edildi.
Kadın istihdamına verdiği önemi sürdüren Mercedes-Benz Türk, 2025 yılında “Üretim Benim İşim” mesleki eğitim ve staj programını hayata geçirdi. Bu programda stajyerler, ağır sanayide genellikle kadınların tercih etmediği alanlarda, örneğin kaynak, elektromekanik (montaj), boyahane ve forklift gibi konularda teorik ve pratik eğitim alıyorlar. Ayrıca, uzun dönem stajyerler forklift operatörü ehliyeti de kazanarak önemli bir mesleki yeterlilik elde ediyorlar.
Son iki yılda Aksaray Kamyon Fabrikası’ndaki kadın saha çalışanı oranı iki katından fazla artmış durumda. Eğitimlerini tamamlayan 80’den fazla kadın, uzun dönem staj programına katıldı ve bu stajyerlerin 50’ye yakını Aksaray Kamyon Fabrikası’nda çalışmaya başladı. Bu projeler sayesinde bölgedeki kadınların otomotiv sektörüne yönelik mesleki beceriler kazanmaları sağlanırken, ekonomik hayata entegrasyonları da destekleniyor.
Mercedes-Benz Türk İnsan Kaynakları Direktörü Betül Çorbacıoğlu, “İşin cinsiyeti yok” mottosuyla, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin sinerji ile çalışmanın sürdürülebilir başarının anahtarı olduğunu vurguluyor.