2 Haziran 2026 tarihinde, CHP içindeki kurultay tartışmalarını alevlendiren yargı kararı sonrasında, AKP’de olayın siyasi sonuçlarından kaçınma çabaları gündeme geldi. AKP’ye yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre, partinin önde gelen isimleri, mahkeme kararının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilendirilmesinden rahatsızlık duyuyor. Kulislerde, bu gelişmenin iktidar tarafından yürütülen bir operasyon olmadığı, muhalefetin iç problemlerinden kaynaklandığı ifade ediliyor. Değerlendirmelerde, “Her siyasi ve hukuki gelişmeyi doğrudan Erdoğan’a bağlamak yanıltıcı bir algıdır. Bu durum tamamen CHP’nin iç meselesidir” görüşü öne çıkıyor.
Muhalefet Seçmeninin Birlik Olmasından Endişe Var
AKP içindeki kurmaylar, kamuoyunda “yargı yoluyla muhalefete müdahale ediliyor” algısının getireceği siyasi risklere dikkat çekiyor. Özellikle muhalif seçmen bloğunun bu tür iddialara karşı kenetlenmesinden endişe ediliyor. Parti içi kaynaklar, diğer siyasi kesimlere de bu konularda mesajlar gönderiyor. Kulislerde, kararın arkasında siyasi bir iradenin değil, devlet mekanizmasının kendi dinamikleri ve kurumsal tepkilerinin bulunduğu savunuluyor. “Bürokrasi, Özgür Özel Yönetimine Mesafeli Durmuş Olabilir”
Parti çevrelerinde dolaşan en dikkat çekici iddialardan biri, devlet bürokrasisi içindeki bazı grupların CHP’nin mevcut yönetim anlayışına duyduğu rahatsızlık. Resmi bir nitelik taşımayan ama kulislerde sıkça dile getirilen iddialara göre; devlet bürokrasisi içindeki bazı kliklerin, Özgür Özel liderliğindeki yeni CHP yönetimine karşı mesafeli bir tutum sergilediği ve bu durumun yargı sürecine yansıdığı öne sürülüyor. Ancak parti yöneticileri, bu tür yorumların sadece kişisel analizler ve kulis senaryoları olduğunun altını çiziyor.
İktidarın Önceliği: Seçim Sonrası Yeniden Yapılanma
Tüm bu tartışmaların gölgesinde, AKP kurmayları, partinin asıl gündeminin kendi iç dinamikleri olduğunu vurguluyor. Yerel seçim sonuçlarının ardından başlayan yenilenme ve toparlanma süreci, Ankara kulislerinde en önemli öncelik olarak değerlendiriliyor. Teşkilatlarda yaşanan “metal yorgunluğu”nu aşmak ve kaybedilen seçmen kitlesini yeniden kazanmak için yoğun çaba harcandığı belirtiliyor. İç gündeme odaklanmanın önemine vurgu yapan kaynaklar, “Şu an başka bir partinin iç meseleleriyle zaman kaybedecek lüksümüz yok” diyerek şu ifadeleri aktarıyor: “Tüm enerjimizi teşkilatları dinamik hale getirmeye ve halkın taleplerine yanıt vermeye ayırmış durumdayız.”
Sonuç olarak, AKP, CHP kurultayına yönelik eleştirileri yanıtlamak yerine, durumu tamamen devlet ve yargı bürokrasisinin işleyişine atarak süreci mesafeli bir konumdan izlemeyi tercih ediyor.
Yazar: Yusuf Arslan
